-
Yapılarda su-nem yalıtımı, nereden, ne şekilde, hangi şiddette gelirse gelsin, suyun veya nemin yapının
bir kısmına veya kapsadığı hacimlere zarar vermesini önlemek amacıyla yapılır. Bu yalıtım, su ve nemin
ahşap, metal, taş, tuğla gibi gereçler üzerindeki olumsuz etkilerine karşı uygulanırlar.
-
Su yalıtımı konusunda ülkemizde son yıllarda gösterilen çabalar sevindiricidir. Dünya pazarında
var olan ürünler imalat ve ithalat yoluyla uluslararası pazarlarda yerini yavaş yavaş almaktadır.
-
Diğer taraftan, kalite ve estetik anlayışında yan endüstri ürünlerinin çeşitliliği ile bir ivme de kazanmıştır denilebilir.
Şu anda, dikkat edilmesi gereken iki önemli unsur dışında ilerlemenin son derece sağlıklı gelişmekte olduğu söylenebilir.
-
Diğer taraftan, farklı niteliklerdeki malzemelerin her detaya önerilmesi ve uygulanması,
birinci derecedeki sorun olarak karşımızdadır. Unutulamamlıdır ki, her bir su yalıtım malzemesi teknik
özelliklerine göre farklı alan ve amaçlar için kullanılmak üzere üretilmişlerdir. Bu farkın dikkate alınmaması
neticesinde, yalıtım malzemesi olmasına karşın, sürekli risk içeren bir uygulama olmaktadır.
-
Bu konuda şu husus örnek olarak verilebilir. Polimer bitüm membranlarda, birbiri ile tamamen aynı
görülen ancak su yalıtım kabiliyetleri çok farklı ürünler üretilebilir. Teknik özelliklerindeki bu farklılık,
maliyetleri, dolayısıyla ürünün fiyatını etkiler. Bazen de adil olmayan ticari rekabet ortamı oluşturabilir.
Üretici, ihracatçı ve pazarlayıcı firmaların bu konuda kısa vadeli satışları hedefleyerek müşterileri
doğru seçeneğe yönlendirmemeleri, telafisi güç, uzun vadeli ve sektörü olumsuz yönde etkileyecek
başka sorunların da doğmasına neden olabilir.
-
Su yalıtımında kullanılan veya kullanılması düşünülen ürünlerin TS 'ye ve/veya yabancı standartlara
uygun nitelikte üretilmesi gerekmektedir. Ürünlerin standarda uygunluk belgesi almış olması
yeterli değildir. Haksız rekabet ortamında avantaj sağlamak amacıyla düşük teknik özelliklerde üretilmesi ve
satılması uzun vadede zarar görmesine neden olabilir.
-
Su yalıtım alanında ikinci önemli sorun ise ürünle birlikte kullanıcıya sunulan hizmetin kalitesindeki farklılıktır.
-
Su ve Korozyonun Olumsuz Etkileri
Beton içine su sızarsa, beton hazırlanmasında kullanılan katkı maddeleri ve zemin suyu içinde çözülmüş halde
bulunan sülfat ve tuzlar betonarme sistemi yıpratmaya başlar (korozyon). Bunun sonucunda da beton içindeki donatılar
paslanır ve korozyona uğrar.Temeli etkileyen bu su zaman içinde betonu kimyasal olarak etki ederek dayanımın azalmasına neden olur.
Belirttiğimiz bu durumlar sonucunda yapıda şu sonuçları görürüz.
-
Betonarme temel içindeki demir donatısının korozyonu sonucu donatının kesit alanı küçülür ve yapının dayanımı azalır.
-
Donatının korozyonu sonucunda pas artar. Yeterli pas payının bırakılmadığı kesitlerde betonun patlamasına neden olur.
Betonun patlamasıyla paslanma artacağından yapının dayanımı zaman içinde azalır.
-
Su içinde bulunan kimyasal maddeler betonun yapısında bozulmalara neden olur. Betonun kalitesinin düşmesi sonucunda donatı ile betonun birbirinden ayrılmasına neden olur.
Yapılarda Su ve Korozyona Karşı Alınacak Tedbirler
Suyun yapı elemanlarına etki etmesini önlemek için; yapı elemanlarının yüzeylerinin geçirimsiz bir tabaka
ile kaplanması gerekmektedir.Toprak üstü yapı elemanlarından cepheler, yağışların ve yoğunlaşan suyun; toprak
altındaki yapı elemanları da zemin sularının etkisi altındadır.Zemin sularının etkisi altında bulunan yapı elemanlarını korumak
için alınması gereken ilk önlem zemin sularını yapıdan uzaklaştırmaktır. Bunun için de bina çevresinde ya da
toprak altında drenaj sistemi oluşturulmalıdır. Daha sonra betonarme elemanların yüzeylerine geçirimsiz
tabaka oluşturacak yalıtım malzemesi ile yalıtım yapılmalıdır.Toprak üstü cephelerin su yalıtımı için de çeşitli sistemler
uygulayarak yapıyı koruma altına alabiliriz.